Dr. Burak GümüşçüEstetik & Sağlık Teknolojileri
Dolgu

5 dk okuma

Orta Yüz Dolgusu Geri Alınabilir mi? Süreç Nasıl İşler?

Orta yüz dolgusu geri alınabilir mi, süreç nasıl işler ve riskleri neler? Açık ve net biçimde ele alan kısa, açık ve net bir başlangıç rehberi yazısı.

Orta yüz dolgusu geri alınabilir mi sorusunun cevabı kullanılan ürüne bağlı ve bu yüzden asıl soru uygulamadan önce sorulmalı. Bu yazı hangi ürünlerin geri alınabildiğini, sürecin nasıl işlediğini ve bu seçeneğin neden bir güvence olarak görülmemesi gerektiğini anlatıyor.

Hangi ürünler geri alınabiliyor?

Kısa yanıt: Hyaluronik asit yapısındaki dolgular, bu yapıyı parçalayan bir enzimle çözülebiliyor. Farklı yapıdaki dolgular bu enzimden etkilenmiyor ve onlarda geri dönüş çok daha zor oluyor.

Bu yüzden uygulamadan önce hangi ürünün kullanılacağını öğrenmek, sonradan çıkabilecek bir sorunu baştan sınırlıyor. Türkiye'de tıbbi ürün ve cihazların ruhsatlandırılması TİTCK'ye ait.

Kullanılan ürünün adının kayıt altında olması da ayrıca önemli. Yıllar sonra ortaya çıkan bir bulguda, bölgede ne olduğunu bilmek değerlendirmeyi doğrudan kolaylaştırıyor.

Bu bilgi olmadan yapılan bir değerlendirme tahmine dayanıyor. Farklı yapıdaki bir ürünün varlığı ise planı tamamen değiştiriyor.

Ne zaman gündeme geliyor?

Birinci bağlam estetik: fazla hacim, şişkin bir görünüm, asimetri ya da ifadenin değişmesi. Bu grupta karar acil değil ve konuşularak veriliyor.

İkinci bağlam tıbbi: damarsal bir komplikasyon şüphesi. Bu tabloda işlem bir tercih değil, gecikmeden yapılması gereken bir müdahale.

Estetik bağlamda beklemek bir seçenekken, tıbbi bağlamda beklemek seçenek değil. Bu ayrımın bilinmesi, bir bulgunun ne kadar hızlı bildirilmesi gerektiğini de belirliyor.

İkisini birbirinden ayırmak önemli, çünkü aciliyetleri ve karar süreçleri farklı. Bu başlığı orta yüz dolgusu riskleri yazısında ayrıca ele aldık.

Süreç nasıl işliyor?

Kısa yanıt: Değerlendirmede hangi ürünün, ne zaman ve nereye uygulandığı sorgulanıyor; alerji öyküsü alınıyor ve gerekiyorsa test uygulaması yapılıyor. Ardından bölgeye enzim uygulanıyor.

Sonuç genellikle kısa sürede görülüyor, ancak tek seansta tam çözülme her zaman olmuyor. Bazı tablolarda tekrar gerekebiliyor ve bu baştan söyleniyor.

Sonrasında bölgede şişlik, hassasiyet ve kızarıklık tarif edilebiliyor. Bunlar işleme ait olağan bulgular ve kısa sürede geriliyor.

İlk günlerdeki görüntü sonucun kendisi değil. Değerlendirme ödem geriledikten sonra yapılıyor ve bir sonraki adım varsa o zaman planlanıyor.

Riskleri neler?

En çok konuşulan risk, işlem sırasında gelişebilecek bir alerjik reaksiyon oluyor. Bu yüzden alerji öyküsü sorgulanıyor ve işlem uygun koşullarda uygulanıyor.

İkinci başlık, enzimin yalnızca istenmeyen ürüne değil bölgedeki mevcut yapıya da etki edebilmesi. Sonuçta bölgedeki hacmin bir kısmı geri çekilebiliyor.

Bu, orta yüzde ayrıca önemli. Zaten destek kaybı bulunan bir bölgede fazladan hacim kaybı, tabloyu uygulamadan önceki hâlinden daha çökük gösterebiliyor.

Bu yüzden karar dikkatli veriliyor. Her dolgun görünüm müdahale gerektirmiyor ve bazı tablolarda beklemek daha akılcı bir seçenek oluyor.

Beklemek bir seçenek mi?

Kısa yanıt: Estetik bağlamda genellikle evet. Ürün kademeli olarak yıkıldığı için görünüm zaman içinde azalıyor; süre kişiden kişiye değişiyor ve bu beklenti baştan konuşuluyor.

Beklerken yeni bir seans yapılmaması gerekiyor. Var olan bir hacmin üzerine eklenen ürün, tabloyu büyütmekten başka bir şey yapmıyor.

Bölgenin kontrolde görülmesi de bu sürecin parçası. Değişimin yönü hafızaya değil kayda dayandığında, beklemenin işe yarayıp yaramadığı gerçekten ölçülebiliyor.

Sürenin neye bağlı olduğunu orta yüz dolgusu kalıcılık yazısında ele aldık.

Sonrasında ne oluyor?

Bölgenin oturması bekleniyor ve yeni bir uygulama planlanacaksa bu bekleme süresinin sonunda konuşuluyor. Aynı gün yeni bir dolgu yapılması olağan bir yaklaşım değil ve süre kişiden kişiye değişiyor.

Yeni plan kurulurken önceki sonucun neden istenmediği konuşuluyor. Bu konuşma yapılmadan yapılan bir uygulama aynı sonucu tekrar üretme riski taşıyor.

Şişkin görünümün nasıl oluştuğunu ve ödemden nasıl ayrıldığını orta yüz dolgusu şişkin görünme yazısında anlattık; klinikteki çerçeve orta yüz dolgusu sayfasında duruyor.

Sık sorulan sorular

Her dolgu geri alınabilir mi? Hayır. Enzim yalnızca hyaluronik asit yapısındaki ürünleri çözüyor; farklı yapıdaki dolgular etkilenmiyor ve onlarda geri dönüş çok daha zor oluyor. Bu yüzden uygulamadan önce hangi ürünün kullanılacağını öğrenmek, sonradan çıkabilecek bir sorunu baştan sınırlıyor.

Sadece fazla kısmı alınabilir mi? Tam olarak hedeflenemiyor. Enzim bölgedeki mevcut yapıya da etki edebildiği için hacmin bir kısmı geri çekilebiliyor. Orta yüzde bu ayrıca önemli: zaten destek kaybı bulunan bir bölge, işlem sonrasında uygulamadan önceki hâlinden daha çökük görünebiliyor.

Geri alma seçeneği bir güvence mi? Tam olarak değil. Geri dönüşün mümkün olması riski azaltıyor ama ortadan kaldırmıyor; işlem kendi riskleri olan ayrı bir tıbbi işlem ve enzim bölgedeki mevcut yapıya da etki edebiliyor. Bu yüzden asıl güvence, miktarı baştan yapıya uygun tutmak ve kademeli ilerlemek oluyor.

Erittikten sonra ne zaman yeni dolgu yaptırabilirim? Bölgenin toparlanması bekleniyor ve bu süre kişiden kişiye değişiyor; muayenede belirleniyor. Aynı gün yeni bir uygulama olağan bir yaklaşım değil. Yeni plan kurulmadan önce önceki sonucun neden istenmediğinin konuşulması da sürecin parçası oluyor.


Bölgedeki görünümün hangi başlığa girdiğini konuşmak isterseniz, konsültasyonda öykünüz ve doku birlikte değerlendiriliyor.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tavsiye değildir. Değerlendirme ve tedavi kararı hekim muayenesi sonrası verilir; sonuçlar kişiden kişiye değişir.

Kaynaklar

  1. Fillers: overview — American Academy of Dermatology
  2. Advice about cosmetic procedures — NHS
  3. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK)