Dr. Burak GümüşçüEstetik & Sağlık Teknolojileri
Cilt Bakımı & Mezoterapi

5 dk okuma

Dermapen Yan Etkileri: Beklenen ve Bildirilecek

Dermapen yan etkileri nelerdir, hangi bulgu olağan ve hangisi bildirilmeli? Konuyu açık ve net biçimde ele alan kısa, net ve dürüst bir rehber yazısı.

Dermapen yan etkileri konusunda işe yarayan şey listeyi uzatmak değil, ikiye ayırmak: uygulamanın kendisinden kaynaklanan olağan bulgular ve gecikmeden bildirilmesi gerekenler. Bu ayrım yapılmadığında ya olağan bir kızarıklık paniğe yol açıyor ya da bildirilmesi gereken bir bulgu bekletiliyor. Bu yazı iki grubu ayırıyor.

Hangi bulgular olağan?

Kısa yanıt: Kızarıklık, sıcaklık hissi, hafif bir gerginlik ve takip eden günlerde kuruluk ile pullanma olağan bulgular. Uygulamanın kendisine ait ve onarım sürecinin parçası.

Kızarıklık uygulamadan hemen sonra en belirgin hâlinde oluyor ve zaman içinde soluyor. Süresini uygulanan derinlik, alan genişliği ve cildin kendisi değiştiriyor.

Küçük noktasal kanamalar da uygulama sırasında görülebiliyor ve kendiliğinden duruyor. Kızarıklığın seyrini ayrı bir yazıda ayrıntılı ele aldık.

Hangileri bildirilmeli?

Kısa yanıt: Artan ağrı, bölgede yayılan kızarıklık, ateş, akıntı ve cilt renginde değişim beklenen bulgular değil; gecikmeden kliniğe bildirilmeli.

Bunları ayıran şey yön ve zamanlama. Olağan bulgular erken belirgin olup sonra geriliyor; bildirilmesi gerekenler zaman içinde artıyor ya da sonradan ortaya çıkıyor. Yönün değişmesi tek başına bir uyarı işareti.

Beklenmedik kabarcıklar, gruplar hâlinde çıkan küçük su toplamaları ve bölgede yanma hissi de bildirilmesi gereken bulgular arasında; bunlar bir uçuk atağının işareti olabiliyor.

Uçuk riski neden ayrı bir başlık?

Uçuk öyküsü olan kişilerde cilde yapılan bir uyaran atağı tetikleyebiliyor. Bu, uygulamanın bilinen ve önceden konuşulan bir başlığı; sürpriz olmaması gereken bir konu.

Bu yüzden geçmişte uçuk atağı yaşadıysanız görüşmede baştan söylemeniz gerekiyor. Bilgi verildiğinde plan buna göre kuruluyor ve gerekiyorsa uygulama öncesinde bir hazırlık yapılıyor.

Uygulama günü aktif bir uçuk atağı varsa seans yapılmıyor. Bu bir aksama değil, doğru karar; aktif bir tablo üzerine yapılan uygulama onu yayabiliyor.

Renk değişimi riski var mı?

Onarım sürecindeki bir cilt güneşe karşı daha hassas oluyor ve bu dönemde korumasız maruziyet renk değişimi riskini artırıyor. Koyu cilt tiplerinde bu başlık daha da öne çıkıyor.

Riski azaltan şey basit ve tartışmasız: güneş koruyucu kullanımı bu dönemde zorunlu tutuluyor. Bu bir öneri değil, uygulamanın parçası olarak ele alınıyor.

Cilt tipi muayenede değerlendiriliyor ve plan buna göre kuruluyor. Derinlik ve yoğunluk ayarı da bu değerlendirmeden çıkıyor; aynı ayar her cilde uygulanmıyor.

Enfeksiyon riski nasıl azaltılıyor?

Cilt bariyerini geçen her uygulamada enfeksiyon ihtimali bulunuyor; uygun koşullarda yapılan bir uygulamada bu ihtimal düşük kalıyor. Riski belirleyen şey büyük ölçüde koşullar oluyor.

Riski azaltanlar net: bölgenin temizlenmesi, tek kullanımlık uç ve uygulamanın hekim tarafından uygun koşullarda yapılması. Bunlar sorulması gereken sorular arasında.

Bölgede aktif bir enfeksiyon, iltihaplı akne ya da açık bir yara varsa seans yapılmıyor; bariyeri geçen bir uygulama var olan tabloyu derine taşıyabiliyor.

Riski ne azaltıyor?

Kısa yanıt: En belirleyici etken uygulamayı kimin, hangi ayarlarla yaptığı. Derinlik ve yoğunluk yanlış ayarlandığında aynı cihaz, hedeflediği sonucun tersini üretebiliyor.

İkinci etken sağlık öyküsünün eksiksiz alınması. Uçuk öyküsü, keloid eğilimi, son dönemde izotretinoin kullanımı, kanama bozukluğu ve gebelik durumu görüşmede baştan sorulmalı.

Üçüncü etken sonrasındaki talimatlara uyulması. Kimlere uygulanmadığı ayrı bir yazıda; uygulamanın kendisi ise dermapen sayfasında duruyor.

Sonrasında nelere dikkat ediliyor?

İlk 24 saat makyaj yapılmıyor ve cilt yalnızca hekimin önerdiği ürünlerle bakılıyor. Retinol, asit içeren ürünler ve peeling bir süre bırakılıyor.

Sıcak ortamlar, sauna ve yoğun egzersiz ilk gün için erteleniyor. Bunlar tıbbi bir tehlike olmasa da kızarıklığı belirginleştiriyor ve konforu bozuyor.

Pullanan alanları soymamak ve cildi ovuşturmamak da bu dönemin kuralları arasında; müdahale iyileşmeyi hızlandırmıyor, yeni bir tahriş üretiyor. Ayrıntılı talimatları sonrası bakım yazısında topladık ve klinik kendi talimatını seans sonunda ayrıca söylüyor.

Sık sorulan sorular

İz bırakır mı? Uygun derinlik ve yoğunlukta yapılan bir uygulamada iz beklenmiyor; ancak keloid oluşturma eğilimi olan bir ciltte uygulama yapılmıyor çünkü bu risk gerçek. Bu eğilimin öyküde sorulmasının sebebi de bu. Bilinen bir keloid öykünüz varsa görüşmede baştan söylemeniz gerekiyor.

Cildim daha hassas hâle gelir mi? Uygulama sonrasındaki dönemde cilt geçici olarak daha hassas oluyor ve bu beklenen bir durum. Bariyerin toparlanmasıyla birlikte geriliyor. Bu dönemde asit, retinol ve peeling gibi zorlayıcı ürünlerin bırakılması, hassasiyetin kalıcı hâle gelmemesi için isteniyor.

Kaç günde geçer? Kızarıklığın süresi uygulanan derinliğe, alanın genişliğine ve cildin kendisine göre değişiyor; peşinen bir gün sayısı vermek yanıltıcı olurdu. Olağan seyir gerileyen bir seyir. Artan ya da yayılan bir bulgu ise aynı gruba girmiyor ve kliniğe bildirilmesi gerekiyor.

Bir bulgu çıkarsa ne yapmalıyım? Kliniğe haber verin ve ertelemeyin. Bir bulgunun beklenen olup olmadığına telefonda karar vermek yerine bölgeyi görmek isteyebilirler. Kliniğe nasıl ulaşacağınız seans sonunda size söyleniyor ve bu bilgi olmadan çıkmamanız gerekiyor. Erken haber vermek her zaman daha iyi.


Kendi tablonuzda hangi risklerin öne çıktığını konuşmak isterseniz, konsültasyonda sağlık öykünüz ve cildiniz birlikte değerlendiriliyor.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tavsiye değildir. Değerlendirme ve tedavi kararı hekim muayenesi sonrası verilir; sonuçlar kişiden kişiye değişir.

Kaynaklar

  1. Skin needling (microneedling) — DermNet
  2. Herpes simplex — DermNet
  3. Before you have a cosmetic procedure — NHS