Dr. Burak GümüşçüEstetik & Sağlık Teknolojileri
Botoks

6 dk okuma

Botoks Yan Etkileri Nelerdir? Olağan ve Bildirilecek

Botoks yan etkileri nelerdir, hangileri olağan bulgudur ve hangileri bildirilmelidir? İki grubu birbirinden ayıran kısa, açık ve net bir rehber yazısı.

Botoks yan etkileri nelerdir sorusunda işe yarayan şey listeyi uzatmak değil, ikiye ayırmak: iğneye ait olağan bulgular ve gecikmeden bildirilmesi gereken bulgular. Bu ayrım yapılmadığında kişi ya olağan bir morarmadan paniğe kapılıyor ya da gerçekten haber verilmesi gereken bir tabloyu bekletiyor. Bu yazı iki grubu ayırıyor.

Olağan bulgular hangileri?

Kısa yanıt: Uygulama noktalarında kızarıklık, küçük kabarıklıklar, hafif hassasiyet ve morarma olağan bulgulardır. Bunlar iğne girişine aittir; uygulanan maddenin etkisiyle ilgileri yoktur.

Kabarıklıklar genellikle kısa sürede kaybolur ve bir işlem gerektirmez. Morarma ise renk değiştirerek geriler; süresi kişiye göre değişir.

Kan sulandırıcı kullananlarda ve uygulama öncesi alkol tüketenlerde morarma ihtimali artar. Bu yüzden kullanılan ilaçların ve takviyelerin seans öncesinde bildirilmesi isteniyor.

Hafif bir baş ağrısı da ilk günlerde tarif edilebilir ve genellikle kendiliğinden geçer. Bölgede gerginlik ya da ağırlık hissi de olağan bir tarif ve etkinin yerleşmesiyle ilgili.

Etkiye bağlı olanlar

İkinci grup, iğneye değil maddenin kendisine bağlı bulgulardır. Bunların ortak özelliği geçici olmaları ve dozla ya da noktaların yerleşimiyle ilgili olmalarıdır.

Kaş düşmesi bu grubun en bilinen örneğidir. Alın kasının gereğinden fazla ya da yanlış noktadan zayıflatılması, kaşın kendisini yukarıda tutamamasına yol açar; kaş düşmesini ayrı bir yazıda ele aldık.

Göz kapağı düşmesi daha nadirdir ve farklı bir kasla ilgilidir. İkisini ayırmak, ne kadar süreceğini ve ne yapılabileceğini belirlediği için önemlidir.

İfade değişikliği de bu başlığa girer. Fazla doz donuk bir görünüme yol açabilir; gülümsemede ya da kaş hareketinde beklenmedik bir değişiklik de aynı grupta değerlendirilir.

Asimetri her zaman sorun mu?

Kısa yanıt: Hayır. İlk günlerde iki tarafın farklı hızda yanıt vermesi sık görülür ve bu tek başına asimetri anlamına gelmez; süreç tamamlanmadan bu yorum yapılmaz.

Bunun bir sebebi de yüzün kendisidir. Hiçbir yüz tam simetrik değildir ve uygulama öncesinde var olan bir farklılık, sonrasında ilk kez fark edilebilir.

Uygulama öncesi fotoğraf çekilmesinin sebeplerinden biri de bu. Var olan bir farkın sonradan uygulamaya bağlanmasını önlüyor ve değerlendirmeyi tahmine bırakmıyor.

Süreç tamamlandıktan sonra da süren belirgin bir fark ise kontrolde değerlendirilir. Çoğu tabloda küçük bir ekleme ile dengelenebilir ve bu, planlı bir adımdır.

Bildirilmesi gerekenler

Göz kapağında ya da kaşta belirgin bir düşme, çift görme, göz kapağını tam kapatamama, yutma güçlüğü ve giderek artan bir ağrı beklenen bulgular değildir.

Bunları olağan bulgulardan ayıran şey yön ve zamandır. Olağan bulgular ilk günlerde belirgindir ve azalarak geçer; günler geçtikçe kötüleşen bir tablo aynı kategoride değildir.

Bölgede yayılan kızarıklık, ısı artışı, akıntı ve ateş de bu gruba girer ve enfeksiyonu düşündürür. Bu tablo, kendiliğinden geçmesi beklenerek izlenen bir tablo değildir.

Bu bulgular sık görülmez, ancak ortaya çıktıklarında beklemenin bir faydası olmaz. Doğru davranış "geçer mi diye bakalım" değil, kliniğe haber vermektir.

Kalıcı yan etki olur mu?

Uygulanan maddenin etkisi geçicidir; bu, etkiye bağlı bulguların da geçici olduğu anlamına gelir. Kaş düşmesi de dâhil olmak üzere bu grup zamanla kendiliğinden düzelir.

Kalıcı bir sorun beklenen bir seyir değildir, ancak enjeksiyon içeren her uygulamada olduğu gibi ihtimal sıfır değildir. Bunu söylemek, riski büyütmek değil dürüst davranmaktır.

Bu ihtimalin düşük olması, anlatılmamasının gerekçesi değil. Neyin beklendiğini ve neyin beklenmediğini bilmek, bir sorun çıktığında ne yapılacağını da belirliyor.

Riski en aza indiren şey bellidir: uygulamanın uygun koşullarda ve anatomiyi bilen bir hekim tarafından yapılması. Doz ve noktaların yerleşimi bu tablonun merkezinde duruyor.

Kimlerde risk daha yüksek?

Kan sulandırıcı kullananlarda morarma, kanama bozukluğu olanlarda kanama ihtimali artar. Bu bilgiler seans öncesinde sorulur ve karar buna göre verilir.

Kaşı zaten alçak konumda olan ya da üst göz kapağında fazlalık bulunan kişilerde kaş düşmesi riski daha yüksektir; bu tablo muayenede görülür ve plan buna göre kurulur.

Bölgede daha önce yapılmış işlemler de değerlendirmeye girer ve planı etkileyebilir.

Bazı tablolarda ise uygulama hiç yapılmaz: gebelik ve emzirme, nöromusküler hastalık, bölgede aktif enfeksiyon ve bilinen alerji öyküsü; bu sınırları ayrı bir yazıda topladık.

Riski azaltan ne?

Kısa yanıt: En belirleyici şey uygulamayı kimin ve hangi koşullarda yaptığıdır. Enjeksiyon içeren bir uygulama tıbbi bir işlemdir; olası bir komplikasyonu yönetmek tıbbi eğitim gerektirir.

İkincisi seans öncesi bilgilendirmenin eksiksiz olmasıdır. Kullandığınız ilaçlar, takviyeler ve sağlık öykünüz sorulmuyorsa orada tıbbi bir değerlendirme yapılmıyor demektir.

Üçüncüsü uygulama sonrası talimatlara uymaktır; özellikle ilk saatlerde bölgeye masaj yapmamak yayılmayı önleyen en somut adım. Uygulama sonrası dönemi anlattığımız yazı bu maddeleri topluyor. Uygulamanın kendi sayfası botoks başlığı altında duruyor.

Sık sorulan sorular

Morarma ne kadar sürer? Morarma iğne girişine bağlı olağan bir bulgudur ve renk değiştirerek geriler. Süresi kişiye göre değişir; kan sulandırıcı kullananlarda ve uygulama öncesi alkol tüketenlerde hem ihtimali hem süresi artabilir. Bu yüzden ilaç ve takviye bilgisi seans öncesinde isteniyor.

Baş ağrısı normal mi? İlk günlerde hafif bir baş ağrısı tarif edilebilir ve genellikle kendiliğinden geçer. Giderek artan, şiddetlenen ya da günler boyu süren bir ağrı ise aynı kategoride değildir ve bildirilmelidir. Ayıran şey yine yön: olağan bulgular azalarak geçer.

Yüzüm donuk görünürse ne olur? Bu genellikle doz ile ilgilidir ve geçicidir; etki zamanla azaldıkça ifade geri gelir. Geri alma imkânı olmadığı için ilk uygulamada temkinli doz tercih edilir. Bir sonraki seansta doz ve noktaların yerleşimi bu deneyime göre yeniden planlanır.

Yan etki olursa ne yapmalıyım? Kliniğe haber verin ve bunu ertelemeyin. Bulgunun olağan olup olmadığına telefonda karar vermek yerine bölgenin görülmesi istenebilir. Kliniğe nasıl ulaşacağınız seansın sonunda söylenir; bu bilgi olmadan bir uygulamadan ayrılmamanız gerekir.


Sizin tablonuzda hangi risklerin öne çıktığını konuşmak isterseniz, konsültasyonda sağlık öykünüz ve bölge birlikte değerlendirilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tavsiye değildir. Değerlendirme ve tedavi kararı hekim muayenesi sonrası verilir; sonuçlar kişiden kişiye değişir.

Kaynaklar

  1. Botulinum toxin — DermNet
  2. Botox / botulinum toxin — MedlinePlus
  3. Kozmetik işlem öncesi — NHS